|
Amıma Yapılan Ağdayla Başlayan Lezbiyenliğim! (3) (Selin 22 Y., Ankara)
Sabah
kahvaltıdan sonra antrenmana gitmiştim. Aylinle çok sevinmiştik,
koskoca bir ay aynı evde eğlenecektik. Hem Burak da olmayacaktı.
Belki yine Aylinle birlikte olabilirdik. Sevinçten
sarılmıştık. Sıcaklığını yeniden hissetmek
çok güzeldi. Sonra Aylin bana, "Of ya, Burakı göremeyeceğim bir
ay! Bu akşam çıkalım diyor. Ailem izin vermez, bana yardım
eder misin?" dedi. "Nasıl?" dedim. "Üçümüz
çıkalım işte!" dedi. Ben de Aylini kıramadım, "Tamam."
dedim.
Akşam Aylinle
evden çıktık. Yakın bir yerden de Burak aldı bizi. Babasının
arabasını kaçırmış. Neyse, onlar önde, ben de
arakada oturdum. Özlem ablayla mesajlaşıyordum. Orada
sevişebilecek miydik? Straponu yanına alabilecek miydi? Nerde yapacaktık?
Nasıl olacaktı? Aylinden gizli nasıl olacaktı? Bunların
planını kuruyordum. Tenha bir yerde durduğumuzu sonradan
anladım. Rahat etsinler diye ben arabadan çıktım. Etrafı
seyrediyordum. Bir ara baktım öpüşüyorlar, ben yine Özlem ablayla yazışmaya
devam ettim. Bir ara yine baktım, Aylinin kafası bir
aşağı iniyor bir yukarı. Anladım Burakınkini
yalıyordu. Birkaç dakika sonra da Aylin geldi yanıma, "Tamam, hadi
gidelim!" dedi. Buraktan ayrıldık, eve geldik.
Sabah erkenden
kalktık ve yola koyulduk. Yaklaşık 10 saat süren yolculuk çok
neşeli geçti. Kaş'a varmıştık. Aylinin babası ile
babam aynı işyerinde çalışıyorlardı,
dolayısı ile ailecek samimiydik. Odaların dağıtımını
yaptık. Ben Aylin ve Özlem abla ile bir odada, anne ve
babalarımız birer odada kalacaktı. İlk gün yerleşme ve
temizlik çok yorulduk. İkinci gün sabah denize indik. Yüzdük
şakalaştık. Özlem abla ile suyun altından elleştik.
Akşam bara indik. Özlem abla Aylin var diye yanaşamıyordu. Belki
Aylin de Özlem abla var diye yanaşamıyordu. Ben yanıp
tutuşuyordum, buna çözüm bulmalıydım. Bardan çıktık,
biraz sahilde yürüdük.
Derken
yabancıların konuşması, ohlamaları geldi
kulağımıza. Hınzırca gülümsedik ve sese doğru
sessizce ilerledik. Adamın biri kadını kaputa
yatırmış sikiyordu. Ay ışığında her
şey alenen görünüyordu. Çalan telefonumuz yüzünden az kalsın yakalanıyorduk.
Arayan babamdı, "Nerde kaldınız?" diyordu. Ben de, "Geliyoruz..."
dedim ve oradan ayrıldık. Eve gittik, odaya geçtik. Aylin Özlem
ablaya, "Abla benim kulağımı kaşımam lazım!"
dedi. Özlem abla da, "Tamam, biz balkona çıkıyoruz!" dedi. Balkona
çıkınca, "Ne kulağı ya?" dedim. Özlem abla da, "Aramızda
şifre, mastürbasyon yapacakmış, onun için çıktık!"
dedi. Ben de kulağına eğilip, "Benim de kulağımın
kaşınması lazım!" dedim. O da bana, "Yarın
kaşıyacağım!" dedi. "Nasıl olacak,
nerde?" dedim. "Pataraya gideceğiz, o zaman görürsün!"
dedi. "Tamam!" dedim. Bir süre sonra Aylin pijamaları ile geldi,
biz de girdik içeri yattık.
Sabah kalktım,
duşa girdim. Çıktığımda odada kimse yoktu. Havluyu
üzerimden attım, yatağa çırılçıplak uzandım. Elim
amımda, kendimi okşamaya başladım. Gözlerimi
kapamış Aylinle seviştiğimi hayal ediyordum. Hareketlerimi
narince yapıyor, arada bir sertleşiyordum. Birden göğüslerimde
bir dudak hissettim, irkilip gözümü açtım. Aylin bikinisini giymiş,
göğüslerimi öpüyordu. "Azgın seni, kudurdun dimi?" dedi.
Güldüm, kafasından tutup kendime çektim. Dudağıma bir öpücük
kondurdu kalktı, "Hadi kahvaltıya!" dedi. Ben de bikinimi
giydim ve beraber indik.
Kahvaltıdan
sonra, Özlem abla, Aylin ve ben, üçümüz Pataraya gittik. Burası uçsuz
bucaksız harika kumsalı olan bir bölgeydi. Belli bir yere kadar
insanlar var, diğer yerlerde rahat takılabiliyormuşsun,
hoşuma gitti. Özlem abla, "Kızlar ben üstsüz
güneşleneceğim, onun için uzağa gidelim!" dedi. "Tamam!"
dedik. Epey bir yürüdük. Yürürken çırılçıplak insanlarla
karşılaşıyorduk. Bu beni acayip tahrik etmişti.
Çaktırmadan Aylinle kıkırdayıp gülüyorduk. Artık uygun
uzaklıkta bir yer bulunca, şemsiyemizi gömdük. Dallardan da çevreye
korunak yaptık. Ancak tepemize dikilen birisi bizi görebilirdi.
Özlem abla
bikinisinin üzerini fora etti ve bize baktı, "Hadi kızlar,
korkmayın!" dedi. Aylin ile bakıştık, tamam dercesine
kafa salladık. Biz de göğüsler fora güneşlendik. Özlem ablanın
eğilip, yattığı yeri düzeltirken sallanan göğüsleri
tahrik ediciydi. Eğilip emesim geldi. Sonra, "Hadi ben denize
giriyorum!" dedi. Ben de hemen arkasından gittim. Aylin sahildeydi. Özlem
ablaya, "Nasıl sevişeceğiz bu arda?" deyip durdum.
Özlem abla Ayline seslendi, "Aylin, hadi ablam hepimize peynirli gözleme
al gel, çok acıktık!" dedi. Aylin öfleye püfleye kabul etti.
Aylin epey bir
uzaklaşınca hemen sudan çıktık. Bikinimizin
altını çıkarıp gölgeliğe girdik. Hemen 69 olduk, deli
gibi yalıyorduk birbirimizin amını. Tuzlu, ama sulu
amını ısırıyordum resmen Özlem ablanın. Yakalanma,
yada görülmek umrumda değildi. Acayip bir zevkti açık havada
sevişmek. Birkaç dakika içinde boşalmıştık.
Baktık uzağa, daha Aylini görebiliyorduk nokta gibi. Hemen öpüşmeye
başladık. Dudaklarından sıyrılıp, boynuna,
oradanda göğüslerine indim. Parmaklarım amının içinde gidip
geliyordu. O da göğüslerimi sıkıyordu. Arada bir de
sağı solu kontrol ediyordum, gelen var mı diye...
Çok geçmeden Özlem
abla ikinci kere elime boşalmıştı. Eğilip benim
amımı yalamaya başladı. Ben de kafasını
bastırıp okşuyordum. Tam zevk dalgalarının
arasında orgazm yaşayacaktım ki, biraz gerimizden bir çiftin
yerleşmek üzere olduğunu gördüm. Özlem ablaya dur dediysemde
durmadı ve beni orgazma ulaştırdı. Kadın bizi fark
etmişti. Umarım yaptığımızı
anlamamıştır diyordum. Yaklaşık 20-25 metre ilerimize
onlarda gölgelik yaptılar ve yattılar. Biz de bikinimizi tamamen
giyip, denize daldık yine.
Biz denizdeyken
kadının bizi izlediğini farkettim. Tedirgin olmuştum. Acaba
anlamışmıydı ne yaptığımızı?
Tedirginliğimi Özlem abla ile paylaştım. Özlem abla da, "Saçmalama
ya, nerden görecek? Hadi gördü diyelim, bu turist, gidecek bizimkilere mi
yetiştirecek? Rahat ol!" dedi. Özlem abladan bunları duymak
içimi rahatlatmıştı. Bir müddet sonra yine yerimize geçtik,
sohbet ediyorduk. Aylin elinde gözlemelerle geldi. Gelir gelmez de, "Ya
kızlar, şu yakınımızdaki hatun ile adam
çırılçıplak yatıyorlar, mal mülk ne varsa ortada!"
dedi kikirdeyerek. Çaktırmadan baktım, Aylinin dediği gibi
çırılçıplaktı kadın. Sadece kadını
görebiliyorduk, kadın bizden taraftaydı. Yarı oturur vaziyette
denize doğru bakıyor, sanırım eline aldığı
kremi göbeğine sürüyordu. Küçük ama dik göğüsleri, esmer teninde
beyaz kalan yerlerdendi. Saçları dalgalı, zayıf yüzüne
yaptığı at kuyruk çok yakışmıştı.
Neşeli neşeli birşeyler konuşuyorlardı.
Bir süre sonra
yerinden doğruldu. Kalçaları bize dönüktü. Kalçasındaki
kumları temizledi. Çok güzel kalçaları vardı. Yüz üstü
yattı. Poposu ve arasından hafif kararmış amı belli
oluyordu. Resmen röntgenliyordum kadını. Kadın su içmek için
doğrulurken domalınca harika manzarada nutkum tutulmuştu. O
arada erkek arkadaşı da ayağa kalkmıştı. Sünnetsiz,
hafif kalkık siki manzarayı bozdu. Sonra ikisi tekrar yattı ve
yine muhteşem kalçaları izler oldum. Bu arada kadının
kafası aşağıya yukarıya çok hareketliydi. Özlem abla, "Bak,
adaminkini yalıyor!" dedi. Ben de hak verdim. Resmen film izler gibi
onları izliyorduk.
Bir müddet sonra
işleri bitmiş olacak ki, adam denize girdi. Kadın yine oturdu.
Yine sadece göğüslerini görebiliyorduk. Üçümüz de kadına yiyecek gibi
bakıyorduk. Aslında üçümüz de birbirimize yeterdik, ama o sanki bize
bir ulaşılmaz bir ilahe gibi geliyordu. Üzerine güneş
yağı püskürtüp her yerini yağladı. Biz de bu görsel
şovu pür dikkat izliyorduk. Özlem abla, "Kızım biz de krem
sürelim, yanarız valla!" deyince onayladık. Aylin kremi eline
aldı, "Yat bakalım!" dedi. Sırtıma,
bacaklarıma, kalçama bir güzel yağı sürdü. Ama okşar gibi.
Sonra, "Dön bakalım, öne de süreyim, senin elin yağ olmasın!"
dedi. Özlem abla gözlerini faltaşı gibi açmış,
bakıyordu. Döndüm bir güzel yağladı...
"Dur,
göğüslerimi yine açacağım, onları da yağla!"
dedim. Aylin heyecanlanmıştı. Ablasının yanında
resmen beni okşuyordu. Okadar güzel yağlamıştı ki,
beni boşalmak üzereydim. Özlem abla, "Elin değmişken beni
de yağla Aylin!" dedi. Aylin ablasını da yağladı.
Önüne dönünce bacaklarını göbeğini yağladı.
Ablası da göğüsleri açmıştı yağlasın diye.
Tereddüt halinde ablasına baktı. Ablası, "Hadi
kızım ya, yağla işte!" dedi. Ablasını, beni okşadığı
gibi yağlamadı ve hemen işini bitirdi. Sonra o da kendini
yağlamaya başladı. Özlem abla elinden yağı alıp, "Dur,
biz seni kremleyelim!" dedi. Kendi eline sıktı, sonra kremi bana
verdi, ben de kremi sıktım. Özlem abla ciddi ciddi okşayarak
kremledi, tabi ben de. Bir ara Ayline baktık, dudaklarını
ısırmış, gözleri kapalıydı. Özlem abla bana
bakarak hınzırca gülümsedi.
Bu arada turist
kadının bizi izlediğini farkettim. Göz göze geldik, gülümsedim. O
da bana gülümsedi. Üstsüz bir şekilde oturduk, kağıt oynuyorduk.
Bu arada onlar da birşeyler yiyorlardı. Ben onlara bakarken yine
kadınla göz göze geldik. Ben kafa sallayarak selam verdim, o da
gülümseyerek el salladı. Aylin de kadına el salladı.
Sıcak iyice
bastırmıştı, biz de dar gölgeliğe iyice
yumulmuştuk. Kadın bize dönük yan yatmıştı. Gözlerinde
güneş gözlüğü olduğundan nereye baktığını
bilemiyordum. O kadar sıcak bastırmıştı ki,
bunalıyordum. Kalkıp denize girmek istedim, ama kalkmamla oturmam bir
oldu. Kadın bize arkası dönükken, adam da kadının
arkasında gidip geliyordu. Resmen bize çaktırmadan
sikişiyorlardı. Tahrik olmuştum. Kızlara anlattım,
onlar da heyecanlanmıştı. Şimdi üçümüzün de birbirinden
haberi olsa, deli gibi sevişebilecektik. Aklıma bir cinlik geldi, "Bikininin
altı sıcaktan çok sıktı, iz yapıyor... Buradan onlar
bizi görmez di mi?" diye kızlara sordum.
Aylin afallamış
vaziyette, "Sanmam..." diyebildi. Ben de altımı
çıkardım, koydum kenara. Kızlar beni ilk defa çıplak
görmüş gibi bakıyorlardı. "Ne oldu?" dedim. İkisi
de, "Yok bir şey!" dedi. Ben de, "Aman yabancı
değiliz, şurada rahat rahat yatayım!" dedim. Vücutlarımız
birbirine değiyordu o dar alanda. Bu arada komşularımız
işini bitirmiş, çırılçıplak denize giriyorlardı.
Ben sırtımı Özlem ablaya dönmüştüm, Aylin de bana
dönmüş vaziyette yatıyorduk. Özlem ablanın çok geçmeden eli
kalçamda dolaşmaya başlamıştı. Çaktırmadan amımı
da okşamaya başlamıştı. Zaten
sulanmıştım, daha da sulandım. Aylin dönünce Özlem abla elini
çekti. İyice kudurmuştum. Özlem ablanın da kudurduğunu biliyordum.
Özlem abla Ayline,
"Hadi ablam suyumuz az, su da al gel!" dedi. Aylin, "Çok
sıcak, gidemem, sen git!" dedi. Ben de, "Tamam ben giderim, dert
etmeyin siz!" dedim. İkisi birden hayır dedi. İçten içe
gülüyordum onlara. Sonunda Aylin gitmişti su almaya. Giderken bikinisinin
üstünü giymiyordu ki, Özlem abla uyarınca toparladı kendini ve giydi
üzerini. Aylin uzaklaşınca Özlem abla direk amıma yumuldu. Deli
gibi yalıyordu, ben de zevkten saçını çekiyordum. Bir dakika
bile olmadan boşalmıştım, ama Özlem abla durmak bilmiyor,
ikinci orgazma gönderiyordu beni. Bir parmağını da arka
deliğime sokup çıkarıyordu. Beş dakika olmuştu ve ben
ikinci orgazmımı yaşadım. Kafamı kaldırdım,
Aylin daha uzakta görünüyordu. Bu ne hızdı anlamadım.
Özlem abla hemen
altını çıkardı, "Hadi!" dedi. Ben de onun
amını somurmaya başladım. Bir parmağım amına,
bir parmağım arkasına giriyordu ve yalıyordum. Diğer
elimi de göğüslerine atıp mıncıklamaya başladım.
Epey bir yaladıktan sonra Özlem abla nefes nefese
boşalmıştı. Hemen doğrulup nefes nefeseyken benim
dudaklarıma yumulup ateşli bir öpücük aldı. Bu esnada
kadının resmen bizi izlediğini görmüştük. Hemen
eğildik yattık. İkimizi de bir korku sardı, ne
olacaktı şimdi, ne diyecektik? Sessiz sessiz konuşuyorduk. Sonra
yine aynı şeyi düşündük: Kadın turist, kime diyecek? Dese
bile inkar ederdik.
Biz
konuşurken Aylin gelmiş farkına varmadık. Aylin, "Abla sen de atmışsın altını?" dedi.
Özlem abla altının çıplak olduğunu unutmuştu. Bozuntuya
vermedi, "Ha evet, iz yapıyor..." dedi. Aylin, "İyi
ozaman ben de çıkarayım!" dedi. Gözlerimin içine bakarak
çıkardı bikinisinin altını. Sularımızı
içtikten sonra ben denize girmek istedim. Aylin, "Ben de gireyim!"
dedi. Ben bikinimin altını giyiyordum. Aylin, "Boşver giyme,
adam ters tarafta, göremez!" dedi. Düşündüm, zaten herşeyin boku
çıkmıştı bugün. "Tamam!" dedim. Aylinle ikimiz
çırılçıplak denize girdik. Çok değişik bir duyguydu.
Girenler bilir, saten bir çarşaf teninizde geziyor gibiydi.
Diğer tarafa
doğru sahile paralel yüzmeye karar verdim. Ayline de, "Gel!"
dedim. Yaklaşık 100 metre ilerde, denize kumdan bir burun geliyordu,
oraya doğru yüzdüm. Baktım burası daha tenha ve daha
gölgelik. Ayline, "Keşke buraya gelseydik, daha rahatmış!"
dedim. Aylin, "Hadi geçelim sahile, seni özledim!" dedi. Bu sözü
hoşuma gitmişti, ama tenha da olsa birisi görebilirdi. Karaya
çıkınca baya bir çukur olan bir yer keşfettik. Hemen Aylini
yatırdım amına yumuldum. Tuzlu tuzlu amcık yalamak, çok
tatlı geldi. Arka deliğini parmaklamaya kalktım, çok kolay girdi
parmağım. Kafamı kaldırıp, "Ne iş?"
diye sordum. Burakla anal seks yapıyorlarmış. Hemen
daldırdım kafamı tekrar amına, yalamaya devam ettim.
Hızlıca onu boşalttım...
Sonra o beni yüz
üstü yatırdı ve kalçalarıma yumuldu. Arka deliğimi yalamaya
başlayınca acayip zevk almaya başladım. Amımdan daha
fazla zevk alıyordum şimdi. Çok geçmeden ben de
boşalmıştım. Öpüşe, elleşe denize girdik hemen.
Yüzerek yine Özlem ablanın yanına gittik. Baktık o yabancı
kadın yanında. Ne konuşuyorlardı acaba? Özlem abla bizi
görünce eliyle işaret yaptı (Gelin!) diye.
Şaşırmıştık, ama merak da ediyorduk.
Yanlarına gittik. Özlem abla turist kadına
tanıştırdı bizi. Adı Veronica imiş, ama
kısaca Vera diyebilirmişiz. Aslen İspanyolmuş, ama
kardeşi burada bir Türkle evlenmiş, iki senedir Türkiyedeymiş.
Vera da erkek arkadaşı ile burayı duyunca gelmek istemiş...
Vera bize, "Buraya
hergün gelir misiniz?" diye sordu. Özlem abla da, ilk defa geldiğimizi,
ama yarın da geleceğimizi söyledi. Biz ayaktaydık, onlar
oturuyordu konuşurken. Kadının bizi süzdüğünü görünce
birden çıplak olduğumu farkettim ve hızlıca oturdum,
ellerimle amımı kapattım. Vera gülümsedi, ben de gülümsedim.
Ayline, "Kızım otursana, herşeyin meydanda!" dedim. Aylin,
"Olsun ya, sanki onunki değil!" dedi. Doğruydu, Vera da
çırılçıplak gelmişti. Veraya erkek
arkadaşının nerde olduğunu sordum. İçecek almaya
gittiğini söyledi.
Ben Özlem ablaya
biraz önce keşfettiğimiz yeri söyledim, "Yarın oraya
gidelim!" dedim. Özlem abla da Veraya, "Erkek arkadaşın
gelmezse, yarın sen de bizimle gel, biz yarın sabah erkenden
şurada olacağız!" diyerek, benim keşfettiğim yeri
tarif etti. Vera, "Bakarız..." diyerek müsaade istedi ve
yanımızdan ayrıldı. Giderken üçümüz de muhteşem kalçalarını
kıvırta kıvırta giden Veraya arkadan yutkunarak
bakıyorduk. Birden dönüp bize bakınca mal gibi kaldık ortada. O
yine gülümseyip, el salladı. Biz de el salladık.
O gün başka
bir atraksiyon olmadı. Çıplaklığın ve
doğallığın tadına varmıştık. Sürekli
çırılçıplak denize girdik, şakalaştık,
elleştik. Akşamüzeri toparlandık, giyindik ve gittik. Eve
gidince hepimiz yorgunduk. Yemekten sonra odaya çekildik. Üçümüz odada sohbet ediyorduk.
Konu cinsellikti. Bilerek konuyu Lezbiyenliğe getirdim, "Sizce bir
hastalık mı?" dedim. İkisi de
olmadığını söylediler. Lezbiyenlik üzerine epey bir
konuştuk. Biraz daha Lezbiyenlik hakkında konuşsak, belki artık bir
sıkıntı kalmayacak, üçümüz de rahat edecektik. Ama o kadar
yorgun ve uykusuzdum ki, konuşmaya daha fazla devam edemedim. Sabah erken
kalkıp, yine efor sarfedecektim çünkü...
[Selin]
Amıma Yapılan Ağdayla Başlayan Lezbiyenliğim!
Tüm Bölümleri
|